enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
KİTAP

Bana akıl verme para ver, Bana fikir verme oy ver, Beni eleştirme yetki ver, Beni denetleme bana para ver: Modern Türkiye’nin Portresi…

Bana akıl verme para ver, Bana fikir verme oy ver, Beni eleştirme yetki ver, Beni denetleme bana para ver: Modern Türkiye’nin Portresi…
26.03.2026 21:49
0
A+
A-

Beşiktaş Çınar Gazetesi – Analiz Haber
​Beşiktaş Çınar Genel Yayın Yönetmeni Ertan Yılmaz diyor ki… Bakhele Gardaş, bazen bir cümle, koca bir dönemin ruhunu özetler. Bugünlerde kamuoyunda yankılanan bir dizi ifade, adeta modern zamanın “İhtiras Manifestosu” (Aşırı Arzu/Tutku)  gibi önümüzde duruyor: “Bana akıl verme para ver, bana fikir verme oy ver, beni eleştirme yetki ver, beni denetleme bana para ver…” Beşiktaş Çınar Gazetesi olarak, bu çarpıcı dizelerin ardındaki o derin ulusal meseleyi, toplumun ve yönetim anlayışlarının geldiği noktayı mercek altına alıyoruz.
​Sorumluluktan Kaçış, Kaynağa Koşuş
​Bu ifadeler, sadece bireysel bir talebin çok ötesinde; ulusal düzeyde hissedilen bir “denetimsizlik arzusu”nun dışavurumu. Yetkiyi mutlak bir güç olarak gören, ancak bu gücün getirdiği “hesap verme” sorumluluğunu yük addeden bir anlayışın anatomisiyle karşı karşıyayız. “Bana vergi ver, bana para ver” diyerek toplumun ortak kaynaklarına talip olanların, “Beni eleştirme, beni denetleme” diyerek kendilerini hukukun ve sağduyunun üzerine konumlandırma çabası, bugün en büyük toplumsal sınavımızdır.
​Akıl ve Fikre Kapanan Kapılar
​Toplumsal ilerlemenin motoru olan “fikir” ve “akıl” kavramlarının, yerini “oy” ve “para” gibi somut, mekanik araçlara bırakması; bir milletin entelektüel sermayesinin nasıl hor görüldüğünün de kanıtı niteliğinde. “Bana fikir verme oy ver” cümlesi, katılımcı demokrasiden sadece sandığa indirgenmiş bir yönetim modeline geçişin en acımasız eleştirisidir.
​”Bana Değer Ver, Bana Gelecek Ver”
​Manifestonun sonundaki “Bana vergi ver, akıl verme. Bana para ver fikir verme. Bana oy ver beni eleştirme. Bana yetki ver beni denetleme. Bana para ver, vergi ver, bana yetki ver para ver. Sen de bana değer ver, aş ver, iş ver, yetki ver, kulak ver, bana özgürlük ver, bana gelecek ver, bana huzur ver.” haykırışı ise, aslında sistemin dışına itilmiş, sadece birer “kaynak” veya “seçmen” olarak görülmekten yorulmuş milyonların sessiz çığlığıdır. İnsanımız sadece maddi olanı değil; onurunu, yerini ve sesinin duyulmasını talep ediyor.
​Beşiktaş Çınar’ın Ulusal Mesajı:
​Beşiktaş Çınar Gazetesi, Türkiye’nin vicdanı ve sesi olma misyonuyla hatırlatır: Denetlenemeyen yetki, eleştiriye kapalı akıl ve hesabı verilemeyen kaynak; toplumsal çürümenin başlangıcıdır. Gerçek bir değer görmek, ancak eleştiriye kulak vermekle ve yetkiyi sorumlulukla harmanlamakla mümkündür.

“Manifesto,” Bir kişinin, gurubun ,siyasi partinin ve ye sanat akımını inançlarını , amaçlarını niyetlerini veya görüşlerini kamuoyuna açıkça ilan ettiği yazı bildirimidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.