
Murat Topçu:
Ringlerin içinden gelen bir efsanesiniz. Fırat Arslan’ı, sporseverlere kendi
cümlelerinizle anlatır mısınız?
Fırat Arslan:
Ben kendimi hiçbir zaman efsane olarak görmedim. Bana “yeteneğin yok”
dediler. Reaksiyonun iyi değil dediler. Hızın yeterli değil dediler.
Koordinasyonun zayıf dediler. Boyuna göre kilon fazla dediler. Yeterince kıvrak
değilsin, yapamazsın dediler.
Ve aslında söyledikleri her noktada haklıydılar. Eksik dedikleri gerçekten
eksikti.
Ama bir konuda haksız çıktılar: “Yapamazsın” dediler.
Ben çalışmayı bırakmayan, disiplinli olan ve ne kadar zor olsa da asla
vazgeçmeyen bir sporcu oldum. Hayalimden hiç kopmadım. Hayatım boyunca
ringde de hayatın içinde de mücadele ettim.
Benim hikayem yetenekten çok inanç, azim ve sabır hikayesidir.
Murat Topçu:
Boks çoğu zaman bir spor dalından çok, bir hayat biçimi olarak tanımlanır. Sizin
boksla kesişen yolunuz nasıl başladı? O ilk adımı atmanıza ne sebep oldu?
Fırat Arslan:
Benim hikâyem aslında ringde değil, hayatın içinde başlıyor. Küçük yaşta
babamız bizi terk etti. Yokluk içinde büyüdük. Almanya’da bir gurbetçi çocuğu
olarak zaman zaman kendimi dışlanmış hissettim. Değer görmediğimi, ikinci
planda kaldığımı yaşadım.
Ama insanın hayatında bir kırılma anı vardır. Benim kırılma anım 80’li yılların
sonunda Rocky filmleriyle oldu. Rocky Balboa’nın hikâyesini izlediğimde
kendimi gördüm. Onunla alay ediliyordu, küçümseniyordu ama o
vazgeçmiyordu. Disiplinle çalışarak, acıya katlanarak dünya şampiyonu oldu ve
herkesin saygısını kazandı.
O gün kendi kendime bir söz verdim. 18 yaşındaydım. Belki geç başlamıştım
ama içimde büyük bir inanç vardı. “Ben de dünya şampiyonu olacağım” dedim.
O söz hayatımı değiştirdi.
Boks benim için sadece bir spor olmadı. Boks bana kim olduğumu öğretti.
Disiplini, sabrı, karakteri öğretti. Ringde rakiple, hayatta ise kaderle mücadele
ettim. Ve şunu anladım: İnsan nereden geldiğiyle değil, nereye gitmek
istediğiyle belirlenir.
Murat Topçu:
Yıllar boyunca dünyanın en zorlu rakiplerine karşı ringe çıktınız. Bu uzun ve
zorlu yolculukta sizi mental ve fiziksel olarak ayakta tutan en önemli
motivasyon neydi?
Fırat Arslan:
En büyük motivasyonum kendimi kanıtlama isteğiydi. Onlardan daha kötü
olmadığımı ispatlama isteğiydi. İlk başta beni yok saydılar, görmezden geldiler.
Sonra fark etmeye başladıklarında alay ettiler. Daha sonra karşıma çıktılar,
benimle savaşmaya başladılar. Ama ben tüm zorluklardan geçerek
güçlenmiştim ve sonunda kazandım.
Yıllar sonra Mahatma Gandhi’ye atfedilen bir söz okudum:
“Önce seni yok sayarlar, sonra alay ederler, sonra seninle savaşırlar, sonra
kazanırsın.”
O sözü okuduğumda yaşadıklarımı gördüm. O an anladım ki mücadele sadece
ringde değil, hayatın her alanında aynı yoldan geçiyor. Sabırla ve inançla
yürüyen sonunda kazanıyor.
Murat Topçu:
Disiplin, fedakârlık ve süreklilik… Başarıya giden yolda vazgeçilmez olarak
gördüğünüz temel prensipler nelerdi?
Fırat Arslan:
Disiplin, fedakârlık ve süreklilik sadece kelime değildir. Disiplin, kimsenin
görmediği anlarda doğru olanı yapmaktır. Fedakârlık, herkes eğlenirken senin
hedefin için çalışmaya devam etmendir. Süreklilik ise bir gün değil, yıllarca aynı
ciddiyetle yürüyebilmektir.
Ben boksa 18 yaşında başladım. Yıllar boyunca aynı disiplinle çalıştım ve 37
yaşında, 19 yıl sonra ilk kez dünya şampiyonu ve profesyonel boksta Türk
tarihinin ilk ve tek dünya şampiyonu oldum. Ünvanımı bir yıl sonra kaybettim.
Birçok kişi “bitti” dedi. Ama benim için bitmedi.
15 yıl daha savaştım. Düşerek, kalkarak, tekrar deneyerek… Ve 53 yaşında bir
kez daha dünya şampiyonu olmayı başardım. Boks tarihinin gelmiş geçmiş en
yaşlı dünya şampiyonu olarak dünya rekoru kırdım.
Başarı bir anda gelmez. Başarı, küçük ama doğru kararların yıllar boyunca
tekrar edilmesidir. Büyük zaferler, istikrarlı adımların sonucudur.
Murat Topçu:
Dünya boks tarihine adınızı yazdırdığınız kariyerinizin finalinde, jübile maçında
kendinizden 18 yaş küçük bir rakibi nakavtla mağlup ettiniz. O maç sizin için ne
ifade ediyordu? Ringden indiğinizde neler hissettiniz?
Fırat Arslan:
O maç benim için bir veda değil, bir mesajdı. Yaş sadece bir rakamdır. Disiplini
hayatınızın bir parçası yaparsanız, bedeninize iyi bakarsanız, zihninizi
güçlendirirseniz her yaşta zirvede olabilirsiniz.
Ringden indiğimde büyük bir huzur hissettim. Çünkü o gece sadece sıradan bir
maçı değil, bir ömrün mücadelesini tamamlamıştım.
Murat Topçu:
Şampiyonluk kemerleri, unutulmaz maçlar ve büyük zaferler… Kariyerinize
dönüp baktığınızda sizi en çok gururlandıran an hangisiydi?
Fırat Arslan:
Elbette 37 yaşında ilk kez dünya şampiyonu olduğum an unutulmazdı. Ve 15 yıl
sonra, 53 yaşında bir kez daha dünya şampiyonu olmak da hayatımın en özel
anlarından biriydi.
Ama beni en çok gururlandıran şey bu zaferler değil. Genç sporcuların ya da
umudunu kaybetmiş insanların bana gelip, “Sizin sayenizde vazgeçmedim”
demesi. Beni örnek alarak hedeflerini yeniden belirleyip mücadeleye devam
etmeleri.
Asıl miras budur.
Murat Topçu:
Dünya ağır sıklet boks şampiyonu olarak profesyonel kariyerinize nokta
koydunuz. Ringlere veda etmek sizin için zor bir karar mıydı?
Fırat Arslan:
34 yıl boyunca bir işi sevgiyle yaparsanız, elbette ayrılık kolay olmaz. Ring
benim hayatımın çok büyük bir parçasıydı. Orada büyüdüm, olgunlaştım,
karakterim şekillendi.
Ama her şeyin bir zamanı var. Doğru zamanda, güçlü bir şekilde bırakmak
istedim. Yenilerek değil, zirvedeyken… Sporcu olarak değil, karakter olarak
hatırlanmak istedim.
Murat Topçu:
Aktif sporculuk kariyerinizin ardından hayatınızda nasıl bir dönem başladı?
Bundan sonraki süreçte boksun neresinde olmayı planlıyorsunuz?
Fırat Arslan:
Aktif kariyerim bittikten sonra hayatımda yeni bir dönem başladı ama
mücadele bitmedi. Artık ringde değilim ama boksun içindeyim. Genç sporculara
yol göstermek, tecrübelerimi aktarmak ve disiplin kültürünü öğretmek
istiyorum. Uluslararası projelerde yer alıyorum ve boksun içinde kalmaya
devam edeceğim.
Ama her şeyden önce başka bir hedefim var. Rahmetli annemin hayatında hiç
sahip olamadığı huzurlu bir aile ortamını kendi yuvamda yaşatmak istiyorum.
Eşime iyi bir koca olmak istiyorum. Bizim çocukluğumuzda eksik kalan babalığı
kendi çocuklarıma fazlasıyla yaşatmak istiyorum.
Çünkü gerçek başarı sadece ringde kazanılan kemerlerle ölçülmez. Gerçek
başarı, evine döndüğünde iyi bir eş, iyi bir baba olabilmektir.
Murat Topçu:
Bugün ringlere adım atan genç boksörlere baktığınızda, en çok neyi eksik ya da
yanlış görüyorsunuz?
Fırat Arslan:
Sadece ringlere adım atan genç boksörlerde değil, hayatın birçok alanında en
çok gördüğüm eksik sabırsızlık. Herkes hızlı başarı istiyor. Ama başarı zaman
ister.
Şampiyon olmak kolay söylenir, gerçek şampiyon olmak zordur. Azim ister,
inanç ister, sabır ister, dayanıklılık ister, disiplin ister.
Bugün dünyada herkes görünmek istiyor ama çok az kişi yıllarca görünmeden
çalışmaya razı. Oysa başarı, kimsenin alkışlamadığı günlerde gösterdiğin
karakterle başlar.
Murat Topçu:
Zamanı geri alma şansınız olsaydı, spor kariyerinizle ilgili değiştirmek
istediğiniz bir detay olur muydu?
Fırat Arslan:
Belki bazı kararları daha erken alabilirdim. Ama yaşadığım her zorluk beni
bugün olduğum kişi yaptı. O yüzden pişmanlığım yok.
Murat Topçu:
Son olarak; hayallerinin peşinden gitmek isteyen genç sporculara ve
Kartalhaber okurlarına vermek istediğiniz mesaj nedir?
Fırat Arslan:
Her şey inançla başlar. Önce hayal kurun, sonra o hayale inanın ve onun için
çalışın. Kim ne derse desin, kendinize inanmaktan vazgeçmeyin. Başarı tesadüf
değildir.
Yüce Allah çalışanın yanındadır. Emek veren, sabreden ve vazgeçmeyen insan
sonunda karşılığını alır