ANALİZ HABER / ERTAN YILMAZ
Geçtiğimiz günlerde Ankara, hareketli ve bir o kadar da düşündürücü bir açılış törenine sahne oldu. Temmuz ayında gerçekleştirilecek olan NATO zirvesi öncesinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın uçağının da inebilmesi amacıyla milyonlarca liralık yatırımlarla baştan aşağı yenilenen Etimesgut Havalimanı, devlet protokolünün katılımıyla resmen açıldı.
Ancak havalimanının ışıltılı pistleri ve milyon liralık yatırımları, açılış kurdelesi kesildiği sırada ortaya çıkan o karanlık manzarayı gölgelemeye yetmedi.
Halkın Başkanı En Arkada, Siyasetin Sahipleri En Önde!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen törende, gözler doğal olarak başkentin ev sahibini aradı. Ankara halkının büyük bir teveccüh ve rekor oyla seçtiği, şehrin iradesini temsil eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, olması gereken yerde, yani ev sahibi olarak en önde değil; salonun adeta en ücra, en görünmez köşesinde kendine yer bulabildi.
Kurdelenin etrafındaki dizilime baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo, devlet geleneğimiz adına tam bir ibret vesikasıydı: Cumhurbaşkanı’nın hemen yanında Ulaştırma Bakanı, diğer yanda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve hatta Ankara ile mülki bir bağı olmayan Müftü protokolün başköşesindeyken; Ankara’nın seçilmiş başkanı adeta törenden dışlanmak istenircesine en gerilere itilmişti.
”Hiç Çağırmasaydınız Daha Az Ayıp Olurdu”
Soruyoruz: Ankara halkının güvendiği, şehrin anahtarını teslim ettiği bir belediye başkanını yok saymak kime ne kazandırır? Milyonların iradesini o sahnede görmezden gelmek, hangi devlet aklına, hangi adalet anlayışına sığar?
Eğer niyetiniz Ankara’nın seçilmiş başkanını yok saymaksa, hiç davet etmeseydiniz bu kadar büyük bir nezaketsizlik, bu kadar büyük bir ayıp ortaya çıkmazdı. Bir insanı, bir makamı küçültmeye çalışırken aslında kendi adalet ve hukuk anlayışınızı ne kadar küçülttüğünüzün farkında mısınız?
”Kibir Değil, Alçak Gönüllülük Büyütür”
Tarih ve siyaset felsefesi bizlere göstermiştir ki; bir yönetici ne kadar alçak gönüllü, ne kadar adaletli ve hukuka saygılı olursa, halkın gözünde o kadar büyür, o kadar kalıcı olur. Koltukların gücüne güvenerek halkın seçtiği liderleri köşelere itenler, unutmamalıdır ki o koltuklar geçici, milletin gönlündeki yer ise bakidir.
Çekirge Kaç Sefer Zıplar?
Bu haksızlığın, bu protokol kibrinin karşısında toplumun her kesiminde derin bir sessizlik hakimmiş gibi görünebilir. Kimse ses çıkaramıyor, kimse bu adaletsizliğe “dur” diyemiyor gibi durabilir. Ancak Türk milleti, sandıkta kendisine yapılan saygısızlığı da, kendi seçtiği iradeye vurulan bu sessiz darbeleri de çok iyi not eder.
Halk dilinde güzel bir deyim vardır: “Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar…” Adaleti, hukuku ve halkın iradesini yok sayarak siyaset sahnesinde ne kadar tutunabilirsiniz? Toplumun vicdanını yaralayan bu kibir kuleleri, ilk sandık dalgasında yerle bir olmaya mahkumdur.
Beşiktaş Çınar Gazetesi olarak, basının halkın gözü, kulağı ve en önemlisi “sesi” olduğu bilinciyle haykırıyoruz: Halkın iradesini hiçbir köşeye sığdıramazsınız. Mansur Yavaş’ı ittiğiniz o ücra köşe, aslında milletin vicdanının tam merkezidir!