enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
KİTAP

TUNUS HAMMAMET: UCUZ BİR TATİLDEN ÇOK DAHA FAZLASI

TUNUS HAMMAMET: UCUZ BİR TATİLDEN ÇOK DAHA FAZLASI
23.09.2026 17:41
0
A+
A-

TUNUS HAMMAMET: UCUZ BİR TATİLDEN ÇOK DAHA FAZLASI

Bazen bir tatil, insanın dünyaya bakışını değiştirir…

Sevgili okurlarım,

Eşimle birlikte yıllardır tatillerimizi kimi zaman Türkiye’de, kimi zaman dünyanın farklı ülkelerinde geçiriyoruz. Her seyahat bizim için yalnızca deniz, güneş ve dinlenmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda yeni ülkeler görmek, yeni insanlarla tanışmak ve farklı kültürleri tanımak demek.

Bu yıl rotamızı Tunus’un Hammamet kentine çevirdik.

İyi ki de çevirmişiz…

Tunus’u tercih etmemizde ekonomik şartların da önemli bir payı vardı. Açıkçası Türkiye’de özellikle turizm bölgelerindeki fiyatları düşündüğümüzde, Tunus bize oldukça makul geldi.

İki haftalık tatilimiz boyunca restoranlarda yaptığımız harcamalarla birlikte tekstil ürünleri için yaptığımız alışverişlerin toplamı yaklaşık 500 Euro tuttu.

Şimdi dikkat çekici bir karşılaştırma yapmak istiyorum.

Türkiye’de Antalya’da doğru dürüst tekstil alışverişi bile yapmadığımız halde, yalnızca otelin dışında kahve ve benzeri harcamalarımız yaklaşık 3 bin Euro olmuştu.

Aradaki yaklaşık 2 bin 500 Euro’luk fark, sanırım turizmde fiyatların geldiği noktayı anlatmaya yeter.

Elbette tatili sadece fiyat üzerinden değerlendirmek doğru değil.

Çünkü Hammamet bize bunun çok daha fazlasını sundu.

Beyaz kumlar, ılık ve berrak bir deniz

Tunusluların sıcaklığı ve cana yakınlığı ilk dikkatimi çeken şeylerden biri oldu. İnsanların samimi yaklaşımı, kendinizi yabancı bir ülkede hissetmenizi bir ölçüde ortadan kaldırıyor.

Fakat beni en çok etkileyen şey denizi ve kumu oldu.

Afrika kıtasında böyle güzel bir denizle karşılaşmayı açıkçası beklemiyordum. İnce ve beyaz kumları bana Alanya’daki İncekum’u hatırlattı.

Deniz ise berrak, temiz ve ılık…

Soğuk deniz suyunu hiç sevmeyen biri olarak söyleyebilirim ki, Hammamet’in denizi tam anlamıyla benim için.

Denize giriyorsunuz, suyun sıcaklığı sizi rahatsız etmiyor; karşınızda ise masmavi bir manzara…

İnsanın bütün yorgunluğunu alıp götürüyor.

Tarihin ve modern yaşamın buluştuğu şehir

Hammamet sadece deniz ve kumdan ibaret değil.

Tarihi çarşısı, eski şehri, yeni şehri, Yasemin Hammamet bölgesi ve marinası ile farklı güzellikleri bir arada barındırıyor.

Bir tarafta geçmişin izlerini taşıyan sokaklar ve çarşılar, diğer tarafta modern turizmin hareketliliği…

Bu farklılıklar şehre ayrı bir karakter kazandırıyor.

Kaldığımız otel de bizim için ayrıca güzel bir tercih oldu. Sakin, huzurlu ve dinlenmeye yönelik bir oteldi.

Biz de iki haftamızı acele etmeden, koşturmadan, bol bol dinlenerek geçirdik.

Her ülke insana başka bir pencere açıyor

Daha önce Mısır’ı, Dubai’yi ve Fas’ı görme fırsatımız olmuştu. Şimdi bu ülkelere Tunus’u da eklemenin mutluluğunu yaşadık.

Ben seyahat etmeyi bu yüzden çok önemsiyorum.

Çünkü insan hiç bilmediği bir ülkeye gittiğinde yalnızca yeni bir şehir görmüyor.

Yeni insanlar tanıyor.
Yeni kültürler keşfediyor.
Farklı hayatları gözlemliyor.
Ve kendi hayatına dışarıdan bakma fırsatı buluyor.

Belki de seyahatin en güzel tarafı bu.

Bazen insanın mutlu olması için çok büyük şeylere ihtiyacı yoktur. Daha önce görmediği bir ülkenin sokağında yürümek, hiç tanımadığı insanların arasında oturup kahve içmek, farklı bir denize girmek bile insana bambaşka bir mutluluk verebilir.

Bizim Tunus seyahatimiz de böyle oldu.

İki haftalık tatilimizi dinlenerek, gezerek ve güzel anılar biriktirerek tamamladık.

Şimdi geriye dönüp baktığımızda hem ekonomik açıdan doğru bir tercih yaptığımızı hem de daha önce tanımadığımız güzel bir ülkeyi keşfetmenin mutluluğunu yaşadığımızı düşünüyoruz.

Tunus, özellikle Hammamet, bizim için artık yalnızca haritada gördüğümüz bir ülke değil.

Güzel anılarımızın olduğu bir yer.

Hayat kısa…

Dünyada görülecek o kadar çok ülke, tanınacak o kadar çok insan ve keşfedilecek o kadar çok güzellik var ki…

İmkân buldukça gezmek, görmek ve keşfetmek gerekiyor.

Çünkü bazı anılar satın alınmıyor.

Yaşanıyor ve ömür boyu hatırlanıyor.

Biz de Tunus Hammamet’ten işte böyle güzel anılarla döndük.

Saygılarımla,
Murat Topçu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.