Analiz Haber: Ertan YILMAZ – Beşiktaş Çınar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
CHP’de 138. Olağanüstü Kurultay süreciyle ilgili yargıdan gelen “iptal” kararı, Türk siyasetinde taşları yerinden oynattı. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) devre dışı bırakıldığı iddiaları ve yargı eliyle siyasete müdahale tartışmaları, “Demokrasi nereye gidiyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
İSTANBUL / BEŞİKTAŞ – Ana muhalefet partisi CHP’de sular durulmuyor. 138. Olağanüstü Kurultay’ın yerel mahkeme kararıyla iptal edilmesi, sadece parti içinde değil, hukuk dünyasında da büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Özellikle seçim süreçlerinde tek yetkili merci olan Yüksek Seçim Kurulu’nun bu süreçteki konumu, kamuoyunda “Hukuk mu, siyaset mi?” sorusunu doğurdu.
YSK Devre Dışı mı Bırakıldı?
Normal şartlarda seçim ve kurultay takvimleri üzerindeki nihai karar merci YSK iken, bu kez yerel hakimlerin kararıyla sürecin durdurulması hukukçuları ikiye böldü. Gazetemizin takip ettiği kulis bilgilerine göre; YSK’nın yok sayılması, sadece bir parti içi mesele değil, anayasal bir kriz olarak değerlendiriliyor. Vatandaşlar ise haklı olarak soruyor: “Seçimle ilgili son sözü YSK söylemeyecekse, mahkemelerin bu müdahalesi sandık iradesini ne kadar yansıtıyor?”
Kılıçdaroğlu Dönüyor mu?
Kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin yeniden yönetime gelme ihtimali siyasetin en sıcak başlığı haline geldi. Ancak devam eden bir itiraz süreci var. Eğer itirazlar sonucunda mevcut yönetim kaybederse;
*Özgür Özel ve ekibi koltuğu bırakacak mı?
*Parti mahkeme kararıyla mı şekillenecek yoksa delege iradesiyle mi?
Tek Parti Rejimi Endişesi
Halkın ve biz gazetecilerin tanıklık ettiği bu süreç, Türkiye’deki demokratik çeşitliliği de tehdit eder boyuta ulaştı. Mevcut siyasi atmosferde muhalefetin mahkeme koridorlarına hapsedilmesi, kamuoyunda “Tek partili sisteme mi dönülüyor?” endişesini tetikliyor. Siyasi partilerin iç işleyişine yargı müdahalesinin bu denli yoğunlaşması, demokrasinin temeli olan “seçme ve seçilme” hakkına gölge düşürüyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Hukuk süreci henüz tamamlanmış değil. İtirazların sonucuna göre CHP ya yeni bir kurultay takvimi belirleyecek ya da mevcut yönetimle devam edecek. Ancak kesin olan bir şey var ki; bu süreç Türk siyasi tarihine “yargı-siyaset-YSK” üçgenindeki en büyük krizlerden biri olarak geçecek.
Ertan YILMAZ’ın Notu: Bu süreç, sadece bir partinin iç meselesi değil, Türk demokrasisinin hukuk sınavıdır. Beşiktaş Çınar Gazetesi olarak, halkın doğru bilgiye ulaşması ve adaletin tecelli etmesi adına bu süreci takip etmeye devam edeceğiz. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır.