Röportaj: Murat Topçu
Müzik dünyasının perde arkasında kalan değerli isimlerinden, Elvis Presley hayranlığıyla tanınan ve müzik kalitesiyle dikkat çeken Hakan Erk ile sanat hayatını, müzik tutkusunu, geçmişte birlikte çalıştığı usta sanatçıları ve gelecek hedeflerini konuştuk.

1. Sayın Hakan Erk, öncelikle sizi daha yakından tanımak isteriz. Hakan Erk kimdir? Kendinizden, müzikle tanışmanızdan ve sanat yolculuğunuzdan bahseder misiniz?
-”Tabii ki öncelikle bana bu güzel derginizde yer verdiğiniz için size ve kurumunuza çok teşekkür ediyorum.
1971 yılında Ankara’da dünyaya geldim. Üniversite tahsilimi KKTC Yakın Doğu Üniversitesi’nde yaptım; oranın ilk T.C. uyruklu öğrencilerinden biriyim, hatta öğrenci numaram bile 3’tü. Daha sonra, babamın da avukat olması sebebiyle hukuk alanına duyduğum ilgiyse 2015 yılında Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Bölümü’nü bitirmemle sonuçlandı.
Eğitim hayatımın yanı sıra çocukluğumdan beri duyduğum büyük Elvis Presley hayranlığı müziğe adım atmamı sağladı ve hayatım boyunca müzikle iç içe oldum. Tam 38 yıldır profesyonel bir şekilde söz yazarı, besteci ve yorumcu olarak müzik yaşantıma devam ediyorum. Halen aktif müzik hayatımın içindeyim; gerek sahnede gerekse son dönemde çıkardığım single ve albümlerle dijital platformlarda yer alıyorum.
Hatta bu sene çıkan albüm ve single’larım çok büyük beğeni topladı, Avrupa ve Asya kıtasında birçok ülkede trend topik oldu. Ülkemizde sesimizi duyurmak biraz daha zor; insanlar artık pek çok farklı dijital platforma dağıldığı için tek bir kanaldan seslenme imkanımız maalesef kalmadı. O yüzden ülkemizde de bu emeğin ve üretilen işlerin kıymetinin bilinmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Bu sene çıkardığım single’lar arasında;’Aşkım oraya vardı mı’,’Uzaktaki Tenimsin’, ‘Bu Gece’, ‘Levent’te Bir Akşamüstü’, ‘Kalbin Ağlıyor mu?’, ‘Aşkına Müptelayım’, ‘Ankara’m Sarışın Artık’, ‘Kıbrıs Teninde Güzel’, ‘Yalnız Sen Varsın’, ‘Uyudun mu?’, ‘Saklardım’, ‘Ezberledim Özlemeyi’, ‘Romantik Peri’, ‘Kıskandım Yine Güneşi’, ‘Cennetimsin Sen’, ‘Burada Yalnızken’, ‘İlayda’, ‘Kapımda Sevda’ ve ‘Ara (Ela Gözler)’ başlıcaları olarak sayılabilir. Büyük beğeni alan bu şarkıların dinleyiciler tarafından takdir edilmesi beni de son derece mutlu ediyor.
Bir sanatçının isminin çok fazla duyulmamış olması demek, onun kötü bir sanatçı olduğu anlamına gelmez. Bazen yaptığınız iş çok büyük olabilir ama sesinizi bir türlü geniş kitlelere duyuramazsınız; zannediyorum ülkemizde maalesef bunu henüz tam anlamıyla başaramadım. Ancak şarkıları dinleyenler birbirlerine anlattıkça ve dinlettikçe, eserlerin kalitesini ve samimiyetini takdir edeceklerdir. Zaten kötü şarkılar olsalardı bu kadar üzerinde durmaz, onları yayınlamazdım. Her dinleyenin zevkine bir şekilde dokunan, gerçek insan hissi ve duygusuyla donanmış; 38 yıllık birikimimin sonucunda ortaya çıkmış bu güzel eserleri inşallah elimden geldiği kadar üretmeye ve dinleyicilerle buluşturmaya devam edeceğim.”
2. Elvis Presley, müzik tarihinin en önemli efsanelerinden biri. Kardeşiniz Volkan Erk’in de sizin gibi büyük bir Elvis Presley hayranı olduğunu biliyoruz. Peki, bu hayranlık nasıl başladı ve yıllar içinde nasıl gelişti? Elvis’in müziğinde sizi en çok etkileyen unsurlar nelerdir?
.Her şey 1980 yılında, Ankara’da bir çocukluk anısıyla başladı.
9-10 yaşlarındaydık. Annem, kardeşim Volkan ile beni komşumuz Sevgi ablaya oturmaya götürmüştü. Sevgi abla, yeni aldıkları video cihaza TRT’de yayınlanan Elvis Presley anma programını kaydetmiş. Erol Büyükburç ve Ersan Erdura’nın Elvis şarkılarını söylediği o programı, biz yaramazlık yapmayalım diye bize izletti. Büyülenmiş gibiydik. Dinlediğimiz bu devasa sesin kime ait olduğunu sorduğumuzda ilk kez adını duyduk: Elvis Presley.
O yıllarda internet veya bugünkü gibi iletişim imkânları yoktu. Büyülü bir tesadüf ki, Sevgi ablada Elvis’in tüm hit parçalarının olduğu bir TDK kaset varmış. Heyecanımızı görünce o kaseti bize hediye etti. Eve döndüğümüzde artık birer Elvis hayranıydık; ancak yüzünü henüz hiç görmemiştik.
Sadece bir posterini bulabilmek için Ankara Kızılay’da saatlerce gezdiğimi bilirim. Bulduğumuz her yeni poz, her farklı resim bizim için ayrı bir yaşama sevinciydi. Önce sesine vurulduk, ardından karizması, şıklığı ve iyi yürekliliğiyle o kadife sesin sahibine hayran olduk. Türkiye’de herkesin arabesk dinlediği o yıllarda, bizim evimizden dünyanın en büyük süperstarının şarkıları yükseliyordu.
Elvis sayesinde yüzümüzü Batı müziğine döndük. Onun vesilesiyle Frank Sinatra, Dean Martin, Sammy Davis Jr., Tom Jones ve Bing Crosby gibi dünya standartlarındaki isimleri keşfettik. İlerleyen yıllarda bu efsanelerin şarkılarını repertuarımıza aldık ve yıllarca sahnede tutkuyla söyledik, hâlâ da söylemeye devam ediyoruz.
1990’ların başından 2000’lerin sonuna kadar kardeşim Volkan Erk ile birlikte yurt içinde ve yurt dışında geniş çaplı performanslar sergiledik. Dünyanın en büyük açık hava diskosu olan Bodrum Halikarnas Disco dâhil olmak üzere sayısız mekânda canlı “Elvis Presley Tribute” konserleri verdik. İddiamız şuydu ki; canlı performans olarak imza attığımız bu şovlar Las Vegas, Miami ve Orlando’daki örneklerinin bile üzerindeki bir kaliteye sahipti.
Son 10 yıldır ben daha çok canlı müzik ve bar sahnelerine yönelmiş durumdayım. Ancak canım kardeşim Volkan Erk, orijinal Elvis kostümleri ve canlı performansıyla hem yurt dışında hem de Antalya’daki uluslararası konsept otellerde bu efsanevi şovu yaşatmaya devam ediyor
3. Müzik kaliteniz ve yeteneğiniz gerçekten dikkat çekici. Ancak birçok müzikseverin merak ettiği bir soru var: Sizce neden hak ettiğiniz ölçüde geniş kitlelere ulaşamadınız ve ünlüler dünyasında daha fazla yer alamadınız? Bunun arkasında hangi nedenler yatıyor?
Sanatçının Kaderi mi, Sistem Sorunu mu?
Dünyada birçok ülkede devlet eğitim politikaları bireyleri sanatla donatıyor; okullarda müzik ve diğer sanat kollarına geniş yer veriliyor. Bu, bireylerin sanat zevkinin olmamasından ya da eksikliğinden değil, tamamen sanatsal beğenileri destekleyen bilinçli bir hamle. Oysa maalesef ülkemizde sanata, sanatçıya ve sanatın dallarına yeteri kadar önem verilmiyor; okullarda bu dersler ya hiç okutulmuyor ya da yetersiz ders saatleriyle geçiştiriliyor.
Bu eksiklik, kitlelerin o anki popüler kültüre yönelmesine neden oluyor. Sesini bir şekilde duyurabilen sanatçılara ben “şanslı sanatçılar” diyorum; çünkü müziklerini insanlara ulaştırmanın bir yolunu bulabiliyorlar.
”Şanslılar” ve Diğerleri: Sesini Duyuramayanların Çaresizliği
Maalesef ben diğer gruptanım, hâlâ sesini duyuramayan sanatçılar bölümünde yer almaktayım. Bu durum benim açımdan son derece can sıkıcı ve hayal kırıklığı. Elinizden geldiği kadar en üst düzey kalitede şarkılar yapsanız da, bir yerden sonra bunların geniş kitlelere ulaştırılması gerekiyor.
Bu başarılamayınca, elinizdeki elmas değerindeki bir sanat eserini götürüp sergileyemiyorsunuz. İşte bu yüzden çok kızgınım ve üzgünüm; nereyi ve kimi suçlayacağımı bilemiyorum. Elimden gelen maddi ve manevi bütün imkânları seferber etmeme rağmen burada tam bir başarı sağlayamamak bir kader midir, onu da bilmiyorum!
”Ünlü Olmak Bir Amaç Değil, Eserlerin Duyulması İçin Bir Araçtır”
Ünlü olmayı çok isterdim. Çünkü ünlüyseniz dikkatler doğrudan size çevriliyor ve yaptığınız eserler dinleyiciler tarafından öncelik kazanıyor; sırf bu yüzden ünlü olmayı isterdim.
Yine de tüm bu zorluklara rağmen inancımı kaybetmiyorum: Güzel ülkemde, önünde sonunda bu üst düzey şarkılarımın hak ettiği yere geleceğine inanıyorum
4. Geçmişte birbirinden değerli sanatçılarla çalışma fırsatı buldunuz. Bunların başında, Türk pop müziğinin efsane isimlerinden Erol Büyükburç geliyor. Büyük Usta Erol Büyükburç ile nasıl tanıştınız? Birlikte gerçekleştirdiğiniz çalışmalar, yaşadığınız anılar ve ondan öğrendikleriniz hakkında bize neler anlatabilirsiniz?

Erol Büyükburç ile Unutulmaz Bir Anı: “Hepsi Ölmüş, Boş Ver Şimdi Mantı Yiyelim!”
Türk pop müziğinin efsane ismi Erol Büyükburç ile yollarımız 2008 yılında kardeşim Volkan Erk’in usta sanatçıya ulaşmasıyla kesişti. Elvis Presley hayranlığımız ve müzisyenliğimiz üzerine sorduğu soruları başarıyla geçince bizi kabul etti; aramızda başlayan bu dostluk kısa sürede baba-oğul, amca-yeğen sıcaklığında eşsiz bir bağa dönüştü. Yıllarca birlikte çalışma onuruna eriştiğimiz, bize şarkılar hediye eden ve hatta televizyon programlarında, basın karşısında bizleri “veliahtı” ilan eden Erol abimizle 10-12 yıl boyunca unutulmaz anılar biriktirdik. Bunlar arasında öyle bir anımız var ki, hatırladıkça hâlâ karnımıza ağrılar girer:
Yebi tanıştığımız dönemlerdi. Bir akşamüstü Kartal’daki evine davet edilmiştik; eşi Ute hanım evde yoktu. Erol abi, kardeşim Volkan ve ben salonda oturmuş sohbet ediyorduk. Bir ara Erol abi heyecanla, “Çocuklar, sizi öyle bir menajerle tanıştıracağım ki sizi uçuracak!” dedi.
Önümüzdeki koltukta yanlamasına oturan Erol abi, gözlüklerini takıp eski tip deri fihristini eline aldı. Sayfaları karıştırıp rehberi incelemeye başladı. Kendi kendine mırıldanarak ilk telefon numarasına baktı ve birden sesli bir şekilde iç çekti:
“Aaa Mehmet’çiğim, canım benim, Allah rahmet eylesin!”
Sayfayı çevirdi, biraz daha mırıldandı:
“Ayy Fehmi’ciğim, Allah rahmet eylesin…”
Kardeşimle birbirimize baktık, önce durumu anlam veremedik. Ancak birkaç isim sonra yine aynı şekilde, “Ah Bülent’çiğim, Allah rahmet eylesin” deyince olayı çözdük. Ayıp olmasın diye kendimizi tutmaya çalışıyor, içimizden gülmekten patlıyorduk ama artık dayanamayıp katıla katıla gülmeye başladık.
Bizim güldüğümüzü görünce o da gülmeye katıldı ve kahkahalar arasında şu efsane cümleyi kurdu:
“Ya çocuklar, hepsi ölmüş! Boş verin, biz şimdi yemeğimizi yiyelim.”
O akşam bize söz verdiği gibi muazzam lezzette elleriyle bir mantı yapmıştı, biz de seve seve yardım etmiştik. Hayatın ne kadar akıp gittiğini ama dostlukların ve kahkahaların baki kaldığını gösteren, sinema sahnesi gibi olağanüstü bir akşamdı. Türk müziğinin dev çınarını, benzersiz mizahını ve eşsiz kalbini her zaman çok büyük bir özlemle yâd ediyoruz. Mekânı cennet olsun, nur içinde yatsın.
5. Geçmişte edindiğiniz deneyimler ve müziğe duyduğunuz tutku ışığında, bundan sonraki döneme ilişkin hedefleriniz nelerdir? Yeni projeleriniz, müzikal çalışmalarınız veya hayata geçirmek istediğiniz özel hayalleriniz var mı?
36 yıllık deneyimim bana şunu gösterdi: Hiçbir zaman pes etmeyeceksin, umutsuzluğa düşmeyeceksin. Zaman zaman kendimi kötü hissettiğim, şarkılarımın yeterince duyulmamasından ötürü üzüldüğüm anlar oldu ama bu beni hiçbir zaman durdurmadı. Tam tersine, daha çok çalışma azmi ve daha iyisini yapma güdüsüyle kamçıladı diyebilirim.
“Bak, 36 yıl geçmiş, hala meşhur olamamışsın” diyenler olabilir ama iş öyle değil. Bu süre zarfı içerisinde çalıştık ve binlerce defa sahneye çıktık ve inanın, geçenlerde bir hesaplayayım dedim; milyonlarca kez şarkı söylemişim!!! Sayısız insanı eğlendirdim,yüzbinlercesini belki de milyonlarcasını, onların iyi hissetmesini sağladım.
Yaptığım bütün programlarda, program bitiminde veda ederken hep aynı sesi duydum: “Aaahh, lütfen bir tane daha söyleyin, lütfen bir kez daha!” Buna konserlerde “bis yapmak” deniyor; yani sanatçı programı bitirdikten sonra birkaç şarkı daha söylüyor. Bu benim başıma o kadar çok geldi ki, aslına bakarsanız her programımda geldi desem çok da abartmış olmam, hala da öyle…
Her programdan sonra kendimi zafer kazanmış bir kumandan gibi hissettim. Kazandığım her kuruşun ve aldığım her alkışın hak etmenin vermiş olduğu gururunu da hala yaşamaktayım. Bu benim en büyük gurur duyduğum şeylerden bir tanesidir.
Çünkü işimi iyi yapıyorum. Çünkü gerçekten sanat yapmaya ve insanlara kendilerini iyi hissettirmeye çalışıyorum. Burada başarılı olmak da, hitap edebildiğiniz kitleye o iyi hissi verebilmekte önemli diye düşünüyorum. Umarım bunu bütün Türkiye’ye, hatta bütün dünyaya yaymak bir gün mümkün olur.
6. Son olarak, buradan sizi takip eden ve müziğinizi seven değerli müzikseverlere nasıl bir mesaj vermek istersiniz? Özellikle genç müzisyenlere ve hayallerinin peşinden gitmeye çalışan sanatçı adaylarına neler söylemek istersiniz?
Müzik dünyanın en güzel şeylerinden biri; fakat ülkemizde bu yolda yürümek son derece zor ve meşakkatli. Dünyadaki sanatçılar belirli bir kez efor sarf ediyorsa, burada kendinizi ifade edebilmek ve şans bulabilmek için on katı, hatta yüz katı efor ve çaba göstermeniz gerekiyor. Ülkemizde müzikten para kazanmak da ne yazık ki çok güç.
Bu nedenle genç arkadaşlarıma vereceğim en büyük tavsiye, mutlaka güvence sağlayacak bir ek gelir kapısının olmasıdır. İyi bir eğitim alarak ya da farklı bir iş dalında çalışarak günlük geçiminizi temin etmelisiniz. Şansınız yaver gider, işleriniz tutarsa müzikten de kazanabilirsiniz; ancak asla yalnız buna bel bağlamayın, aksi halde büyük sıkıntılar çekersiniz.
Buna rağmen umutlarını asla yitirmesinler. Beste, güfte ve sahne çalışmalarında her zaman en yüksek performansı hedeflesinler. Her işte olduğu gibi, başarmak da çalışmakla doğru orantılıdır; tabii ki bir de şans lazım. Diliyorum ki müzik başta olmak üzere tüm sanat dallarında emek veren gençler çalışmalarında muvaffak olur ve sanat dolu, huzurlu bir ömür sürerler.
Müzikseverlere ve sizi dinleyecek olanlara iletmek istediğiniz özel bir mesaj var mı?
Müzikseverlere öncelikle şarkılarımı dinlemelerini ısrarla jendime güvenerek tavsiye ediyorum. Eskiden bunları kimseye söylemezdim ama artık ifade ediyorum; çünkü üst düzey bir eser ortaya çıkardığınızda, bunu insanlarla paylaşma ve duyurma arzunuz da artıyor. Şarkılarımı dinleyin, eminim çok seveceksiniz; bugüne kadar hiç olumsuz bir geri dönüş almadım, bu da benim en büyük gurur kaynaklarımdan biridir. Umarım sizler de beğenir, dinler ve bu eserlerin yayılmasına katkı sağlarsınız. Şarkılarımı beğenmeyenler ya da her türlü eleştirisini paylaşmak isteyenler bana YouTube @HakanErkofficial kanalından veya Instagram’daki @hakanerk71 hesabından rahatlıkla ulaşabilir; tüm eleştirilere açığım.
Bu eserleri üretirken temel motivasyonunuz nedir? Sizi bu üretkenliğe yönlendiren ana duygu nedir?
Ben bugün 55 yaşındayım; önümde çok uzun yıllar yok, 25 yıl sonra -Allah ömür verirse- 80 yaşında olacağım. Bu yüzden üretebildiğim kadar üretmek, bu dünyadan göçtükten sonra geride benden sonraki nesillere kalacak kalıcı eserler bırakmak istiyorum. İnsanlık var oldukça kalacak bu miras, bu dünyadaki en büyük izim olacak. Ben bunun için uğraşıyor ve yapmam gereken yerde, olmam gereken saatte bulunuyorum.
Nasıl ki Leonardo da Vinci o gün orada olmasaydı ve karşısındaki Mona Lisa modeli orada olmasaydı o muhteşem eser ortaya çıkmayacaktı; ben de işte bunun için stüdyoda, o masanın başında oluyorum. Şarkımın sözlerini yazıyor, bestesini yapıyor ve halka sunulabilecek olgunluğa eriştiğinde bir single veya albüm olarak dinleyiciyle buluşturuyorum.
Leonardo da Vinci belki kendi döneminde tam anlamıyla anlaşılmamıştı ama bugün eserleri dünyanın en önemli müzesinde sergileniyor. Hangi eserin ne zaman değer bulacağı hiç belli olmaz. Umarım bizim yaptığımız eserler de bugünün, yarının ve gelecek nesillerin kalbine dokunmaya, insanlık var olduğu müddetçe güzellikler taşımaya devam eder.
Bu vesileyle, bu anlamlı röportajı gerçekleştirdiğiniz için başta kurumunuzun değerli kurucusu Sayın Murat Topçu beyefendiye ve tüm çalışanlarınıza sonsuz selam ve sevgilerimi sunar, siz kıymetli okuyuculara en derin saygılarımı iletirim.
Hakan Erk Biyografi
Hakan Erk 15 Haziran 1971’de Ankara’da doğdu yüksek tahsilini önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Yakın Doğu Üniversitesi’nde işletme fakültesinde ve daha sonra 2015 yılında Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Bölümü’nden mezun olarak tamamladı. 1989 yılında bu yana profesyonel müzik hayatını sürdürmektedir. Kendisi gibi sanatçı olan kardeşi Volkan ERK ile birlikte yıllarca sahne aldı, Duayen sanatçı Erol Büyükburç’un 2 Veliahtı olarak gösterdiği Hakan Erk ve Volkan Erk Kardeşler 36 yıldır yüzlerce konser vermiş ve yine yüzlerce televizyon programlarına konuk olmuşlardır, bir dönem Elvis Presley tribute yani Elvis Presley’anma’ konserleri de yapan sanatçı aynı zamanda söz ve müzik yazarıdır. 80’li ve 90’lı yıllarında birçok kez Eurovision Şarkı yarışmalarına katılmış ve beste göndermiştir, sanat hayatı boyunca birçok hollywood ünlüleri ile tanışma imkanı da bulmuştur bunlardan başlıcaları Audrey Hepburn, Sean Connery ve Betty Midler’dır.

Büyük bir Elvis Presley hayranı olan Hakan ERK müziğe de onun şarkılarıyla başlamış ve yanı sıra birçok konserinde Frank Sinatra Dean Martin, Sammy Davis JR, Tom Jones gibi ünlülerin şarkılarını seslendirmiştir. 2026 itibariyle halen aktif müzik yaşantısını sürdüren Hakan ERK’in onlarca albüm ve single’ı bulunmaktadır. 90’lı yıllara da klip ve şarkıları ile damgasını vuran sanatcının 2025 ve 2026 yılında çıkardığı birçok albümün yanı sıra diskografisinde söz ve müziği kendisine ait birçok albüm yer almaktadır, bunlardan başlıcaları ‘Aşkım oraya vardı mı’, ‘İstanbul Yağmurken’, ‘Uzaktaki Tenimsin’, ‘Bu Gece’, ‘Levent’te bir akşamüstü’, Kalbin Ağlıyor mu’, ‘Aşkına Müptelayım’, ‘Ankara’m Sarışın Artık’, ‘Kıbrıs teninde güzel’, ‘Yanlız sen varsın’, ‘Uyudun mu’, ‘Saklardım’, ‘Ezberledim özlemeyi’, ‘Romantik peri’, ‘Kıskandım yine güneşi’, Cennetimsin sen’, ‘Burada yalnız ken’, ‘İlayda’, ‘Kapımda Sevda’, ‘Ara (Ela gözler)’, ‘Gittin sen’, ‘Kupa kızı’, ‘Hengame’, ‘Bardayız bu gece’, ‘İlk öpücük ‘, ‘Sen Leyla ol ben Mecnun’, ‘Çarkıfelek’, ‘Tekirdağlı’, ‘Aşikâr’, ‘Sonsuz yalnızlığımda’, ‘Gemiler’, ‘Cingilangalong’, ‘Sen bilirsin yar’, ‘Benden başkasına öyle bakma’, ‘Karlar eriyor’, ‘Yine vermedi baban (remix)’ single çalışması olan Hakan Erk’in 2023 yılında sözlerini yazdığı ve yorumladığı “Kapımda Sevda” isimli cover şarkısı 2 milyonun üzerinde tıklandı, aynı zamanda senfoni orkestrası solisti olan Hakan Erk, kendisi gibi sanatçı olan kardeşi Volkan Erk ile birlikte 2026 yılında da halen aktif müzik kariyerine devam ettirmektedir.

Hakan Erk’ten Görkemli Anma Konserleri
Rock’n Roll’un Efsanesi Elvis Presley, Türk Sanatçı Hakan Erk ile Sahnede Hayat Buluyor
Efsane Yeniden Doğuyor: Hakan Erk’ten Dev Elvis Presley Anma Konserleri
Haber & Röportaj Odaklı Başlıklar
Elvis Presley’i Dünyaya Taşıyan Türk Sanatçı: Hakan Erk ile Anma Konserleri Üzerine
Dünya Efsanesine Türk İmzası: Hakan Erk, Elvis Presley Anma Konserleriyle Sahhnelerde
Elvis Presley’in Ruhunu Sahneye Taşıyan İsim: Hakan Erk
Merak Uyandıran & Kısa Başlıklar
Türk Elvis Sahhnede: Hakan Erk’ten Unutulmaz Anma Konserleri
Elvis Presley Anma Konserlerinde Bir Türk Sanatçı: Hakan Erk
Haberin spotunda (giriş paragrafında) ise şu tarz bir özet cümle kullanarak başlığı destekleyebilirsiniz:
”Dünyaca ünlü efsane isim Elvis Presley’in anma konserlerinde sahne alarak büyük bir başarıya imza atan Türk sanatçı Hakan Erk, gerçekleştirdiği performanslarla müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatmaya devam ediyor.”