enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
KİTAP

BİR İNSANLIK AYIBININ SİMGESİ: KUDDUSİ OKKIR

BİR İNSANLIK AYIBININ SİMGESİ: KUDDUSİ OKKIR
30.03.2026 18:17
0
A+
A-

Bugün burada bir haberi değil, aslında bir insanlık dramını ve adalet sistemimizin en karanlık sayfalarından birini tekrar açıyoruz. Bazı isimler vardır, sadece bir isim değildir; bir dönemin, bir haksızlığın ve telafisi imkansız bir vebalin simgesidir. KUDDUSİ OKKIR (K-U-D-D-U-S-I O-K-K-I-R) işte o isimlerin en başında geliyor.
​Aradan yıllar geçti. Ergenekon kumpasları dağıldı, taşlar yerine oturdu, birileri hesap verdi, birileri sustu. Ama bir gerçek var ki Beşiktaş’ın sokaklarında, Türkiye’nin vicdanında hala asılı duruyor: Masumiyeti öldükten sonra tescil edilen bir adamın hesabını kim verecek?

Hatırlayın o günleri… Manşetlerde “Örgütün Kasası” diye boy boy fotoğrafları basılmıştı. Dev bütçeleri yönettiği, karanlık paraları çevirdiği iddia ediliyordu. Peki, gerçek neydi?
​Okkır cezaevine sağlıklı girdi, kanserle çıktı. 40 kiloya düşene kadar, bilinci kapanıp tekerlekli sandalyeye mahkum olana kadar hücresinde tutuldu. Ailesi, avukatları “Ölüyor, bari son günlerini evinde geçirsin” diye feryat ederken, yargı sistemi buz gibi bir soğuklukla o meşhur cevabı verdi: “Kaçma şüphesi var!”
​Tekerlekli sandalyeden ayağa kalkamayan bir adamın kaçmasından korkanlar, aslında kendi adalet anlayışlarının çöküşünden korkuyorlardı. Kuddusi Okkır, tahliyesinden sadece 5 gün sonra, cezaevinden hastaneye elleri kelepçeli götürüldüğü o süreçte hayatını kaybetti.
​Öldüğünde ne oldu biliyor musunuz?

“Kasa” denilen adamın cenazesini kaldıracak parası bile yoktu ailesinin. Banka hesapları boş, cüzdanı boş ama yüreği masumiyetle doluydu. İddianamesi o öldükten sonra yazıldı. Yani kendi savunmasını bile yapamadan, neyle suçlandığını tam anlayamadan göçüp gitti bu dünyadan.
​Beşiktaş Çınar Gazetesi olarak bizler, yerel basın olmanın ötesinde, insanlık onurunun bekçiliğini yapıyoruz. Unutmak, en az o zulmü yapmak kadar ağırdır. Kuddusi Okkır’ı unutmak; adaletsizliğe, kumpasa ve vicdansızlığa razı olmaktır.
​Bugün bu yazıyı yayınlarken amacımız sadece geçmişi yâd etmek değil. Bir daha hiçbir suçsuzun, “kaçma şüphesi” gibi içi boş gerekçelerle ölüme terk edilmemesi için bir uyarı fişeği yakmaktır.
​Kuddusi Okkır masumdu. Masumiyeti, boş cüzdanıyla ve son nefesiyle tescillendi. Şimdi soruyoruz: Bu vebalin yükünü kim taşıyacak?
​Ertan Yılmaz Beşiktaş Çınar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.