Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk, Avrupa’nın en büyük göçmen topluluklarından birini oluşturuyor. Sayımız çok, potansiyelimiz büyük, başarı hikâyelerimiz ise saymakla bitmeyecek kadar fazla. Peki bütün bunlara rağmen neden ortak meselelerde aynı masada buluşmakta zorlanıyoruz?
Bunun cevabı aslında çok katmanlıdır.
Her şeyden önce Almanya’daki Türk toplumu tek bir kesimden oluşmuyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden, farklı kültürlerinden, farklı siyasi görüşlerinden ve farklı yaşam tarzlarından gelen insanlarız. Bu çeşitlilik zenginlik olması gerekirken zaman zaman ayrışmanın sebebi hâline gelebiliyor.
Bir diğer önemli konu ise hemşehricilik anlayışıdır. Bazılarımız memleket dernekleri etrafında toplanırken, bazıları siyasi görüşlerine göre hareket ediyor, bazıları ise sadece kendi çevresiyle ilgileniyor. Ortak sorunlarımız karşısında ortak çözümler üretmek yerine küçük gruplar hâlinde hareket etmeyi tercih ediyoruz.
Oysa Almanya’da güçlü bir lobi oluşturmanın yolu birlikten geçiyor. Eğitimde, ekonomide, siyasette ve sosyal hayatta daha etkin olabilmek için ortak paydalarda buluşabilmemiz gerekiyor. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz; ancak çocuklarımızın geleceği, toplumumuzun saygınlığı ve haklarımız söz konusu olduğunda birlikte hareket etmeyi öğrenmeliyiz.
Ne yazık ki bazen kişisel hesaplar, makam sevdaları ve ego savaşları toplumsal menfaatlerin önüne geçebiliyor. Birlikte başarı elde etmek yerine birbirimizi eleştirmeyi tercih ettiğimiz anlar oluyor. Bu durum ise hem toplumumuza hem de gelecek nesillere zarar veriyor.
Artık şunu anlamamız gerekiyor: Tek yumruk olmak aynı düşünmek demek değildir. Tek yumruk olmak, ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket edebilmektir. Farklılıklarımızı koruyarak birlik içinde yaşayabilmek gerçek güçtür.
Almanya’daki Türk toplumu bugün her zamankinden daha fazla dayanışmaya ihtiyaç duyuyor. Birbirimizi ötekileştirmeden, ayrıştırmadan ve kutuplaştırmadan ortak değerlerde buluşabilirsek geleceğe daha güçlü yürüyebiliriz.
Çünkü birlikten kuvvet doğar. Dağınıklıktan ise sadece kaybeden bir toplum çıkar.
Murat Topçu