Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
KİTAP

“Alişan Karahan Askıda Ekmek” İsimli Kitap Raflarında Yerini Aldı…

“Alişan Karahan Askıda Ekmek” İsimli Kitap Raflarında Yerini Aldı…
11.03.2026 18:21
0
A+
A-

Edebiyat dünyamıza en çok değer katan meslek grubunun öğretmenlik olması şaşırtıcı olmasa da çok kapsamlı bir araştırmayı hak ettiğini düşünürüm. Adı ve kapağındaki fotoğrafı ile beni çarpan öğretmen Alişan Karahan’ın Askıda Ekmek kitabı, bu kanımı bir kez daha güçlü şekilde hissettirdi.  Öğretmen-yazar Karahan’ın son kitabı köy sınıflarından hayatın kıyısındaki insanlara uzanıyor. Hem bir okuma hatırası hem de öğretmen yazarların edebiyatımızdaki yerini anımsatan bir saygı duruşu ortaya koyuyor…

Babamın mesleği gereği çocukluğum öğretmen ailelerle iç içe geçti. Doğduğum köyde, ilkokul öğretmeni olan babamdan ötürü, öğretmenin oğlu lakabım adımdan çok kullanılırdı. Hoş, doğduğumda Mustafa olarak düşünülen adımda da bir öğretmenin dokunuşu vardı. Ailemin uygun gördüğü şekline, ricasıyla onun da adı eklendi, adaş olduk. Köyde de gençliğimin geçtiği güzelim kasabada da aynı zamanda komşumuz olan öğretmen Kemal amcayla adaşlığımın gururunu hep yaşadım.

İlkokul öğretmenim Mehmet Akın’ın sert mizacının altında yatan sohbet ve sevgi insanı yapısını erken keşfedenlerdendim. En çok, kalın ses tonuna tezat ince ince gülüşüyle hatırlarım Köy Enstitüsü mezunu hocamı. Bir de sınıfın arka kısmında duran, bej renkli, içinde sıra sıra kitapların göründüğü camlı çift kapaklı boyu kadar kitaplığın önündeki duruşu gözlerimin önündedir. İçim kıpır kıpır ederdi. Çünkü, özenle kaplanmış öykü kitaplarını raflarından seçecek, dersin ortalarına doğru her birimize dağıtacaktı, edeceği tembihlerle birlikte.

Kitaplardan çok konuşurdu, iyi bir okur olmamız yönünde öğütler verirdi. Önümüze koyduğu kitapları elimize aldığımızda sessizliğin zili çalmış olurdu. Her birimiz, o günkü talihimizde çıkan öyküleri zihinlerimize akıtmak için kabuklarımıza çekilirdik.

Dakikalar sonra hocamızın kitaplarınızı bitirdiniz mi sorusu, öykü kahramanlarıyla geçen rüyadan uyandırırdı bizleri. Bu kez sırayla ayağa kalkar, geride bıraktığımız sessizliğe tezat, okuduklarımızdan aklımızda kalanları yüksek sesle anlatırdık.

Benim için anlamı çok büyük o günleri yine bir öğretmen, bir yazar öğretmen aklıma getirdi. Önüme konan, adı ve kapağındaki çarpıcı fotoğrafla kendine çeken kitap, hem de çok üretken bir öğretmen yazara ait. İyi dost Özlem Karahan’ın babası Alişan Karahan’ın 11’inci kitabı Askıda Ekmek adını taşıyor. Yanda gördüğünüz kitabının fotoğrafı kendi çekimi. Kapakta fotoğrafın hemen yanında çok yönlü sanatçının, meslekleri arasında öğretmenliğin de bulunduğu Orhan Arıburnu’nun “Ne gam kalırdı, ne de kasavet, bir de simit ağacı olsaydı” mısraları.

Şiir ve öykü ağırlıklı eserlerle hazırlanmış kitap. Tamamı, Alişan Karahan’ın öğretmenlik mesleğini icra ettiği coğrafyalar başta olmak üzere bizzat bulunduğu yerlerdeki anılarına ve gözlemlere dayanıyor. Karahan; köyden, kentten, okul sırasından, semt pazarından, kahvehaneden, hastane odasından, herhangi bir parktan, tren garından, sınıftan, doktor muayenehanesinden, kooperatif bürosundan, sokağın tam ortasından sesleniyor okuruna.

Toplumun sessiz çoğunluğuna ayna tutuyor.  Yoldaşlarına ağıt şiirlerle sesleniyor, edebiyatın yüzakı isimlerini eserleri ve fikirleri üzerinden anmayı ihmal etmiyor. Hakiki, sert, can yakan bir üsluba sahip. Yine de Karahan’ın şiirlerinin, öykülerinin ana damarını umut ve çözüm oluşturuyor. Acı veren yaşamı sorguladığı kadar ideal yaşamın sırlarını da öğretiyor.

Tıpkı edebiyat dünyamıza değer katan diğer öğretmen yazarlar gibi.

20’li yaşlarının başında Erzurum’da vazife yaptığı liseyi ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk’ü altın satırlarla tasvir eden edebiyat öğretmeni Ahmet Hamdi Tanpınar gibi örneğin. Anayurt Oteli ile bireyi sorgulayan Yusuf Atılgan gibi. Zonguldak’tan abide şairler çıkmasına vesile olan Behçet Necatigil, Hababam Sınıfı ile eğitim sistemini eleştiren şaheserler yaratan Rıfat Ilgaz gibi; Arif Nihat Asya, Reşat Nuri Güntekin, Faruk Nafiz Çamlıbel, Yahya Kemal Beyatlı, Refik Halit Karay, Tevfik Fikret ve niceleri gibi.

Dilerseniz yazımıza Alişan Karahan’ın kitabına adını da veren yan sütundaki Askıda Ekmekler şiiri ile son verelim:

askıda ekmekler

Bugün günlerden Perşembe

Mahallenin pazarı

Tezgâhlarda çeşit çeşit

Sebzeler, meyveler

Evde yiyecek bekler bebeler

Cepte para

Çalışacak iş yok

Aylardır

Elma istiyordu

Sarı saçlı kızı

Zeytin karası gözlü oğlu

Fırıncının verdiği

Askıdaki ekmekler olmasa

Aç yatıyorlardı her akşam evde

Aç karınlarıyla yüzü koyun

Kırık şemsiyesini açtı

Bu yağmurda nereden çıktı

Tam da atılmış

Çürük sebzeler ve meyveler

Hele de bir yanı çürük elmalar

Baktı utanarak çevresine

Tanıdık kimse yoktu

Kırık şemsiyesini kapattı

Islanırsa ıslansındı

Islanmaya aldırmadan

Arka cebinden çıkardığı poşete

Doldurdu çöpteki

Çürük sebzeleri, meyveleri

Şansı burada da yetişmişti imdadına

Ancak bir elma kalmıştı çöpte

Fırıncıda askıda ekmek de yoktu

Şimdi

Sarı saçlı kızı

Zeytin karası gözlü oğlu

Bu yarım çürük elmayla

Nerden doysundu.

10 Nisan 2014 / Üsküdar

Askıda Ekmek, Alişan Karahan

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.