DOLAR
31,2545
EURO
33,8116
ALTIN
2.054,97
BIST
9.193,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
12°C
Cumartesi Az Bulutlu
12°C
Pazar Açık
16°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
14°C
KİTAP

Türkiye’de 100 Bin Denklik Mağduru İçin; YÖK Başkanına Açık Mektup…

Türkiye’de 100 Bin Denklik Mağduru İçin; YÖK Başkanına Açık Mektup…
03.02.2024 20:09
0
A+
A-
Reklamlar

Türkiye’de 100 Bin Denkli mağduru var…

YÖK BAŞKANINA AÇIK MEKTUP….!

Türkiye’de, Sahte Doktora, Sahte Savcıya, Sahte Hakime çalışma izni var. Yurtdışından mezun, Lizbon Sözleşmesine taraf 55 ülkedeki TANINAN OKULLARDAN Diploma alan, Mavi diplomalı, Konsolosluk onaylı, Yeminli Tercüman ve Noter onaylı, Yök tarafında teyitleri yapılmış, Diplomaları olan  Denklik mağdurlarına DENKLİK yok, çalışma izni yok, yaşama hakkı yok…!

Öyle değil mi?

SAYIN BAŞKAN: EROL ÖZVAR

Sayın Başkan görevinizi eski başkan Yekta Saraç’tan devir alırken yaptığınız kısa bir konuşmada vermiş olduğunuz mesajlara güvenerek size bir mektup yazmıştım. Göreve geldiğiniz günden beri Diploma Denklik Meselesi ile ilgili hiçbir adım atmadığınız için, size bir kez daha yazmaya karar verdim.

Sayın Başkan, ben yurtdışındaki okullardan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Üniversitelere yatay geçiş yaparak yerleşen ve buradan mezun olan öğrencilere yönelik, Yök’ün haksız yere geriye dönük olarak denklik değerlendirmesine çağırması sonucu mağdur olanlardan birisiyim. Ben iş bu mektubu sadece kendi denklik sorunumun çözülmesi için yazmıyorum. Ülke ve bölüm ayırımı yapmaksızın  yaklaşık 100 bine yakın  diploma denklik mağdurlarının tamamı için yazıyorum. Size bu mektubu denklik belgesi alamadığı için bunalıma girip intihar eden gençler adına yazıyorum. Size bu mektubu denklik belgesi alamadığı için, işe giremediği ve evlenemediği için, psikolojisi bozulan evlatlarına, üzülmekten kanser olan anneler için yazıyorum. 

Ben bir Denklik mağduru olarak sizden öncelikle; Denklik mağdurlarının sorunlarını acilen çözüme kavuşturabilmek için harekete geçmenizi umuyordum. Size daha önce gönderdiğim belgelerden de anlaşılacağı üzere, yıllardır Yökün yurtdışı mezunlarına nasıl hor baktığını, diploma denklik yönetmeliğini Lizbon sözleşmesinin ruhuna ve lafzına  aykırı olarak nasıl düzenlediğini, Lizbon sözleşmesinin rutin olan kuralını istisnaya, istisnai olan kuralını rutine çeviren, Tanıma ayrı Denklik ayrı kavramlar olduğu ileri sürülerek, kavram karmaşası üzerine inşaa edilen Diploma Denklik yönetmeliğinin kesinlikle değiştirilmesi gerektiğini, eğitimde fırsat eşitliğinin korunmasının hiçbir şekilde gözetilmediğini anlatmaya çalışmıştım. Fakat maalesef göreve geldiğiniz günden beri, üstenci bir üslupla, sizde, yurtdışı mezunlarına önceki başkan Yekta Saraç gibi bakarak, sorunun çözümüne yönelik hiçbir adım atmadınız.   Önceki başkan Yekta Saraç’ın Cumhurbaşkanına, bunlar Tanınmayan okullardan mezun olmuş, sosyal medyada yazıp çizen 10-15 bin kişilik bir gruptur.  Siz onlara kulak asmayın diyerek, Cumhurbaşkanı’nı yanıltığını daha önceki mektubumda da size belirtmiştim. Yine aldığımız

duyumlara göre; Cumhurbaşkanımız; “Bu güne kadar 3 defa talimat verdiğim halde bu sorunun halen neden çözülmemiş olduğunu şimdi yeni anlıyorum” demiştir. Çünkü bana Yekta Hoca tarafından söylenen; “Tanınmayan üniversitelerden mezun olan yaklaşık 10-15 bin civarında öğrenci var. Bunlar tanınmayan okullarda okuyup geliyorlar. Daha sonra da mağdur edebiyatı yapıyorlar” diyerek, siz onların dediklerine kulak asmayın şeklinde açıklamalarla geçiştirilmiş olduğunu dile getirmiştir.

 Sayın Başkan yıllardır Diploma Denklik mağdurları olarak sesimizi duyurmaya çalışmaktayız. 06 Eylül 2019 tarihinde Yök’ün önünde bir basın açıklaması ve kurgusal dava ile eylem yaptık. Bu eylemde Denklik sorunu’nun çözüm önerilerini de eski yönetime sunduk. Fakat araya Corona virüs pandemisi girmesi nedeniyle, eylemlere devam edemedik. Aradan geçen bunca zamana rağmen, eski yönetim ön yargılardan arınarak, sorunun çözümüne yönelik sağlıklı bir düzenleme de yapmamıştır.

Yökün 05.12.2017 Tarihli Diploma Denklik Yönetmeliğinin Tanımlar ve Kısaltmalar Başlıklı 3. Maddesinin  j) bendinde;

Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi (SYBS): Mezun olunan programla ilgili temel kazanımlar, eğitim-öğretimin dili, programın niteliği, teorik ve uygulamalı dersler, stajlar ve projeler yönünden eksiklik tespit edildiğinde ve/veya tereddüt oluştuğunda, söz konusu programın niteliğine göre ders tamamlama, staj tamamlama, proje yapma veya sınava tabi tutma gibi uygulamalardan birinin, birkaçının veya tamamının kullanılarak kazanımların elde edilme düzeyini ölçme, değerlendirme ve belirlemeye yönelik işlemler bütününü, olarak tanımladığı, kısaca  adı Seviye Tespit Sınavı olan bu sınavın hukuk mezunlarına kesinlikle uygulanamayacağını belirtmek isterim.  Avukatlık kanunu madde 3. b. bendine göre, Türkiye’nin iç hukukuna ait temel dersleri bir üniversitede başarı ile vermeleri şartı bulunduğundan, adına fark ders denen 11 tane ana ders ve bunların da kendi içinde ayrılmaları nedeniyle, örneğin ceza özel, ceza genel, borçlar genel, borçlar özel gibi yaklaşık 22 dersten bir üniversitede sınavlarını verdikten sonra, başarılı olduğuna ilişkin yazıyı ilgili üniversiteden alıp, Yök’e getirdikten sonra Denklik belgesi alabiliyor.  Yök denklik yönetmeliğinde belirttiği gibi, tereddüt oluşması halinde; (neye göre kime göre tereddüt) Oysa ki, hukukta yönetmelikler, kanunların uygulama usul ve esaslarını düzenlemek ve kanunların doğru uygulanmasına yön vermek amacıyla yapılan hukuk normlarıdır. Bir hukuk normunun öncelikle düzenleme amacına ve düzenleme şekil şartlarına uygun olması lazım. Bu yönetmelik Lizbon sözleşmesinin uygulama yönergesine bile aykırıdır. SYBS sistemi denilen ve  sırasıyla ders tamamlama, staj tamamlama, proje yapma veya sınava tabi tutma gibi uygulamalardan birini, birkaçının veya tamamının kullanılarak kazanımların elde edilme düzeyini ölçme, değerlendirme ve belirlemeye yönelik işlemler bütünü olarak tanımlamıştır. Öncelikle bir öğrenciye iki aşamalı engel getirilemez. Zira Danıştay kararlarında da iki aşamalı engel çıkartılamayacağına yönelik kararlar vardır. Her

şeyden önce STS  sınavının  Sts sınavı olarak değil de, istisnai olarak, en son o mesleğe erişim aşamasında  uygulanması gerekirken, Yök bunu ilk önce uygulamaktadır. Özellikle hukuk alanında Türkiyenin iç hukukuna ait temel derslerden bir üniversitede eğitim alıp, başarılı olarak sınavları vermeden, doğrudan Sts sınavına tabi tutmak hakkaniyete aykırıdır. Çünkü henüz alınmayan bir eğitimin, ne seviyesi, ne de seviye tespit sınavı olur. Bu uygulama eğitim bilimine de, akla da, mantığa da, hukuka da aykırıdır. Bu nedenlerle alınmayan eğitimin seviyesi de, seviye tespit sınavı da olmaz/olamaz.

Üzerinde özellikle durduğumuz bu uygulama, Lizbon sözleşmesinin lafzına  ve ruhuna da aykırıdır. Çünkü taraf devletler karşı taraftan alınan diplomaya kendi ülkesinden alınmış gibi işlem yapmayı taahhüt ederler. Yani STS sınavı en son çare olarak bile uygulanamaz. Çünkü gelişmiş ülkeler yaklaşık 60 yıldır eğitimde GİRDİ ÖLÇEN sistemden, ÇIKTI ÖLÇEN sisteme geçmişlerdir. Üstelik bilimsel olarak olması gereken budur. Yök haksız yere sırf denklik vermemek için, sts sınavını ilk önce dayatmaktadır.Örneğin 20 Haziran 2021 tarihinde Hacettepe Üniversitesi tarafından yapılan sınavda sorulan soruların, uzun metinlerden oluşması, hakimlik ve savcılık sınavlarından daha zor sorular içermesi, sınav sorularının ve cevap anahtarının açıklanmaması, sınava giren yaklaşık 500 kişinin asgari puan olan, 40 puanı hiçbir kimsenin alamadığını, göz önünde bulundurduğumuzda, esas amacın öğrencinin seviyesini ölçmek olmadığını, esas amacın tüm yurtdışı hukuk mezunlarına denklik vermemek maksadı taşıdığını göstermektedir. 

Sayın Başkan

  • Eğer siz Lizbon sözleşmesinin istisnai olan kuralını (Sınav) rutine, rutin olan kuralını istisnaya dönüştüren, Tanıma ayrı Denklik ayrı kavram karmaşası  üzerine inşaa ettiğiniz,  diploma denklik yönetmeliğinde, bir taraftan Tanıyorum ama diğer taraftan Denk değil derseniz açıkça abesle iştigal etmiş olursunuz.  
  • Lizbon sözleşmesinin Amir kuralı olan ve taraf ülkelerden alınmış olan bir diplomayı, tanıyacak olan taraf ülke, şayet o diploma kendi müfredatına eşdeğer değilse, derhal DENKLEŞTİRME EĞİTİMLERİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİR. Staj ve ders tamamlama gibi çalışmalarla, yetkinlikleri eşdeğer hale getirebilmek için öncelikle verilmesi gereken kararları vermeden, (eksik krediler için ders tamamlama eğitimi, hukuk mezunları için doğrudan fark ders) kararlarını verip, öğrencinin  LİSANS TAMAMLAMA EĞİTİMİNE erişim hakkını engellerseniz, bu açıkça ANAYASANIN 42. Maddesindeki eğitim hakkının ihlali demektir

Balkan ülkelerinden yatay geçişle, Kıbrıs üniversitelerine geçen öğrenciler kayıt olurken, tüm belgelerini kayıt oldukları okulun öğrenci işleri müdürlüğüne teslim ederek,  Yök’e gönderildiği halde, Yök’ün muvafakatını alarak kayıt ettiği halde, Yök’ten gelen Denetçiler tarafından denetlendiği halde, öğrencinin YÖKSİS kaydı olduğu halde, mezuniyet belgesi e-devlet kayıtlarında mevcut olduğu halde, makul sürede kayıt olduktan sonra itiraz etmeyip, öğrenci avukatlık stajını yaptıktan sonra, geriye dönük olarak karar

  • alıp, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması hukukuna ve kanunu’na aykırı olarak, bir gecede hiçbir mahkeme kararı ve geçerli bir gerekçe olmadan,  e-devlette bulunan mezuniyet belgelerinin karşısına denklik sürecine tabidir ibaresi konulmuştur.  Türkiye Barolar Birliğine hitaben  yazı yazıp, denklik belgesi getirmesi ve denklik için başvuru yapanların hiçbirisine denklik belgesi vermemesi kabul edilemez.
  • 2018 yılında yayınlanan 78 sayfalık Diploma Denklik el kitabının içine, 2019 yılı 19 Haziranda KKTC ile yapılan eğitim protokolü gizlice yerleştirilmiş olup, Yüzyıllardır hukukun maya tuttuğu dönemlerden beri, insanlığın en büyük kazanımlarından olan, kanunların geriye yürümezlik ilkesine aykırı olarak, geriye dönük kararları kamufle edebilmek için, Diploma Denklik el kitabını 225 sayfaya çıkartılmış ve sanki 2018 yılında yayınlanmış gibi gösterilmektedir. Bu açıkça adaleti yanıltmaya çalışmak değilmidir.?
  • Her iki diploma denklik el kitabı, kurumun internet sayfasında halen mevcut olduğu halde mahkemelere verilen savunmalarda, bu Diploma Denklik el kitabının sahte olduğu ileri sürülmesi kabul edilemez,
  • Bir mahkemeye verdiğiniz Yürütme kurulu kararının numarasını elle değiştirip, bir başka mahkemeye sunarak, onunda içeriğini değiştirip, başka bir mahkemeye sunulması, kısaca; Adaleti yanıltmak için A mahkemesine başka Yürütme kurulu kararı, B mahkemesine başka,  C mahkemesine başka kararlar veremezsiniz. Biz bunu tespit ettiğimizde ise, sehven olmuş denilerek üstü örtülemez. Bu bilinçli ve kasıtlı olarak yapılan iş ve işlemlerdir.
  • Sayın Başkan, başında bulunduğunuz kurum; Sayıştay raporlarında Yök’ün acilen mevzuat değiştirmesi gerektiği, davaların büyük bölümünü kaybettiği tespitinden sonra, denklik mevzuatını değiştirmeyerek, uygar dünyanın gözü önünde, bir hukuk devletinde skandal olabilecek nitelikte, Anayasa’nın 138. Maddesine  aykırı olarak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi hakimlerini 3 defa ayığınıza çağırıp, hakimlere brifing  vererek, gözümüzün içine baka baka insan hakları ihlali yapan bir kurumdur.  
  • Brifing verilen hakimlerin gazete haberi yazar gibi gerekçesiz kararlarla, Diploma Denklik davlarının büyük bölümünü öğrenci aleyhine sonuçlandırmaya başlamışlardır. Bu nedenle, DİPLOMA DENKLİK DAVALARI İDARİ YARGININ KUMPAS DAVALARIDIR. BU KUMPASIN BAŞ SORUMLUSU ESKİ YÖK BAŞKANI YEKTA SARAÇ VE CUMHURBAŞKANININ GÖREVDEN ALDIĞI OLİGARKLARDIR. .
  • Bütün bunlardan daha beteri Hakimler Savcılar Kurulu (HSK)’na  şikayet edilen bu hakimler için, hiçbir müeyyide uygulanmadığı ve şikayetlerin kabul edilmediği bir aymazlığın olduğu hukuk sistemine, yaptığınız değerli katkıları bilmekle birlikte, üç defa Televizyonlara çıkıp, açıkça halka yalan söylediniz. Bizlerin tanınmayan üniversitelerden mezun olduğumuzu ileri sürdünüz.

Diğer taraftan sözde kar amacı gütmeyen, fakat özde tam bir kapitalist tüccar zihniyeti ile yönetilen Vakıf Üniversiteleri ve

  • onların mütevelli heyetinde bulunan EĞİTİM BARONLARI’ nın baskıları sonucu, önce Üniversiteye giriş puanlarını düşürdünüz. Daha sonra da puanları sıfırladınız. Eksi -8.50 puanla 4 yıllık lisans bölümlerine öğrenciler yerleşirken, ülke içinde  EĞİTİMDE FIRSAT eşitliği kalmadığı için, mecburen yakın coğrafyada bulunan ülkelerde okuyan bu fakir halkın çocuklarına denklik vermemek için ısrarla direnmenizin,  hiçbir gerekçesi olamaz. YÖK, YÜKSEK ÖĞRETİMİN TÜM TEMEL İLKELERİNİ YERLE BİR ETMİŞTİR.
  • Siz şimdi yurtdışında kendi imkanları ile okuyanlara ne hakla ÖSYM sınavlarına girmeden yurtdışına gidiyorlar diyorsunuz.? Bizde TÜRKÇE eğitim veriyoruz. Yurtdışına gitmesinler diyorsunuz.?
  • Tüm bu hukuksuzlukları  görmezden gelerek halen yurtdışı mezunlarını asgari puanları alamadıkları ileri sürülerek aşağılanması kabul edilemez. Kaldı ki, bunların bir çoğu 3-4 tane üniversite bitirmiş öğrencilerdir.
  • Haksız ve hukuka aykırı olarak dayatılan son Sts sınavında, sırf yurtdışı mezunlarını karalamak için, denklik vermemek için, bakın bu öğrenciler 100 üzerinden asgari puan olan 40 puanı bile alabilecek yeterlilikte değil diyebilmek için, Hacettepe Üniversitesi hocalarına çok ağır sorular sormaları için baskı yapılması sonucu, yaklaşık 500 kişinin girdiği sınavda hiçbir öğrenci kazanamamıştır.
  • Hukuk alanı sts sınavında Hakimlik ve savcılık sınavlarından daha zor sorular sorarak, sizin yargıcınızın bile 8-10 yılda sonuçlandıramadığı Miras Denkleştirme davasını sorarak, öğrencinin bir buçuk dakikada doğru cevabı vermesinin istenilmesi kabul edilemez.
  • Aynı şekilde Yurtdışındaki ülkelerden mezun olup da, henüz denklik işlemlerini tamamlayamamış öğrencilerin,  barolarda avukatlık stajına başlamasını engellenmeye çalışılması, hukuk eğitiminin ayrılmaz bir parçası (müstenidatı) olan Avukatlık stajının engellenmeye çalışılması kesinlikle kabul edilemez. Başında bulunduğunuz kurumun hiçbir kararında standart olmazsa, hiçbir kararınız ne eşitlik nede hakkaniyete uygun olmazsa, bu kabul edilebilir değildir.
  • Lizbon sözleşmesine göre 3 yılda 180 AKTS ile lisans diploması veren bir eğitim sisteminden (Makedonya) 4 yılda 240 AKST ile lisans diploması veren (Kıbrıs) başka bir eğitim sistemine, eğitim sistemleri arası yatay geçişle ya da Makedonya’dan mezun olduktan sonra, Lisans tamamlamak maksadıyla, Adaletten ve Makedonya’dan aldığı ders kredilerini, Avrupa Kredi Transfer sistemine göre, transfer ederek lisans tamamlayan öğrencilere Yök’ün 184-185 Nolu kararına göre ÖSYM ile yerleşen öğrenci ile aynı işlem yapılır kararı halen yürürlükte iken, neden denklik vermezseniz,
  • Yök genel kurulu, hukukta ilk 150 bin şartını, 28.07.2016 tarihinde geri aldığı halde, kendi geri alma kararının bile inkar edilmesi idareye güven ilkesinin açıkça ihlalidir.  YÖKÜN 184-185 NOLU KARARINI İNKAR ETMESİ, KURUMUN KENDİNİ İNKAR ETMESİ DEMEKTİR.  
  • Üstelik Makedonya ile yapılan eğitim anlaşmasına göre her iki ülkeden alınan diplomalara karşılıklı olarak Sts sınavı yapılmayacağı hükme bağlandığı halde Sts kararı vererek daha ilk başta o diplomayı çöpe atarsanız ve o eğitim anlaşmasını iptal ettirirseniz,
  • Suriye’den, Filistin’den, Afganistan’dan ve bir çok arap ülkesinden gelen öğrencilere elinde hiçbir belge bulunmadığı halde bile, bir saat içinde diploma denklik belgesi verirken, bunca yıl yurtdışında Türkiye’deki eğitimin pahalı olması nedeniyle yurtdışına gitmiş ve mezun olmuş öğrencilere denklik vermemek için, her türlü tuzak kurarak, bunca zorluğu çıkartırsanız, idareye güven kalmaz.  
  • Üniversite sınavını bahane ederek, kontenjanlarını kasten azaltarak, kendi yurttaşını yurtdışına gitmeye mecbur bıraktığınız halde, yaklaşık 300 bin tane yabancı ülke vatandaşlarının istediği üniversitede istediği bölümde okumasına üniversite kapılarını sonuna kadar açarsanız, Lizbon sözleşmesinin işinize gelen tarafının reklamını yaparak, işinize gelmeyen tarafında bulunanları toplumdan dışlamaya çalışmanızı red ediyorum.
  • Tüm bu yaptıklarınızla başta; 1969 Birleşmiş Milletler Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesinin Amir hükmü olan, Ahte vefa ilkesini hiçe sayarsanız, bu noktada şunu hatırlatmak isterim ki, idarenin takdir yetkisi uluslararası bir anlaşmayı işlevsiz hale getirebilecek kadar geniş değildir. Siz özerklik kisvesi altında hukuksuzluğu alışkanlık haline getirmişsiniz demektir.
  • Eğer Lizbon sözleşmesine taraf 55 ülkenin hiç birisinde diploma denklik mağduru yok iken,Türkiye’de 100 bin tane denklik mağduru varsa,
  • Daha burada sayamayacağım kadar, 40 yıldır yaptığınız haksız ve hukuksuz uygulamalar ve kararlarınızla;  BU ÜLKENİN YETİŞMİŞ KALİTELİ İNSAN KAYNAĞINI DAHA KAYNAĞINDA YOK ETMEK MAKSADIYLA KURULMUŞ OLAN O KURUMUN, HALEN DOĞRU İŞLER YAPTIĞINI İLERİ SÜREMEZSİNİZ.
  • 2019 yılı 6 Eylülde Yök’ün önünde yaptığımız eylemde sunduğumuz çözüm önerilerinin hiçbirisini uygulamadan, İHTİSASLAŞMIŞ ÜNİVERSİTELER ile ilgili yönetmeliğe, yurt dışı mezunlarını dahil ederek, DENKLEŞTİRME EĞİTİMLERİNİN verilmesini sağlamadan, halen aynı yanlışlarda ısrar edilmesi kesinlikle kabul edilemez.

Sayın Başkan Çözüm önerilerimizde İhtisaslaşmış Üniversitelerin Türkiye’nin 7 bölgesinde her bölgede 2 üniversiteye görev verilerek, intibak komisyonları kurularak, her bir bölümden alınmış diploma ve transkiriptlerin Türkiye’deki aynı bölüme ait transkiriptle karşılaştırılarak, transkiript mukayeseleri yapılıp, öğrencinin Türkiye’deki aynı bölüme göre eksik derslerinin tespit edilerek, intibak tutanakları tutulması ve bir örneğinin ilgili Üniversiteye gönderilmesi ve öğrenciye de üst yazı ile tebliğ edilerek, eksik olan derslerin ilgili İHTASASLAŞMIŞ ÜNİVERSİTE’de

tamamlattırılmasının sağlanması gerekir. Diploma Denk değilse Denkleştirilmesi gerekir. Bu sizin asli görevinizdir. Fakat o diploma hiçbir şekilde yok sayılamaz/sayılmaması gerekir. Öğrenci yurtdışından mezun olup ülkesine döndüğünde STS sınavı dayatılarak, tüm lisans eğitiminin tamamında sorumlu tutulması ve bu sınavlarında şeffaf olmaması sonucunda, o öğrencinin diplomasının çöp olmasına sebep olmaktadır. Binlerce genç öğrencinin çıkmaz sokaklara sürülmesi kabul edilemez bir durumdur. Yurtdışından mezun olan öğrencilere, Lizbon sözleşmesinde olduğu gibi Her ülke, yüksek öğrenime geçiş, öğrenim süreleri ve kazanılmış derecelerle ilgili vasıfları değerlendirirken, bu vasıflara kendi ülkesinde kazanılmış gibi işlem yapar.” Kuralına uygun olarak staj ve ders tamamlama eğitimleri ile denklik belgelerinin verilebileceğini belirttiğimiz halde, hiçbir adım atılmamıştır.

Sayın Başkan, bir düşünün; Lizbon sözleşmesine taraf 55 ülkenin hiç birisinde yaklaşık 100 bin civarında denklik mağduru yok iken, neden sadece Türkiye’de bu kadar diploma denklik mağduru var.?

Sayın Başkan

Kurumun Eğitim Bilimleri Daire Başkanlığı eğitim politikalarının belirlenmesinde en etkili birim olması gerekirken, sürekli bu haksızlıkların olması,  Diploma Denklik biriminin 1978 Göngören vergi dairesi gibi etrafının pimapenlerle çevrilmiş olması, vatandaşın karşısında doğru bilgi verecek bir danışmanın bile olmaması, doyurucu bilgi verilememesi ve çözüm üretememesi, kurumda diploma denklik mağdurlarının bir muhatap bile bulamaması sonucu, sorunları içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir.

Sayın Başkan yaklaşık 100 bin civarında Diploma Denklik mağdurları adına, sizden yukarıda belirttiğimiz çözüm önerilerine ve 2006 yılında yapıldığı gibi kapsamlı bir Diploma Denklik düzenlemesi getirilmesini, Türkiye Büyük Millet Meclisine bir tasarı hazırlayarak, 2547 sayılı yasanın 78. Maddesine ek bir cümlenin eklenerek, Öğrencinin eğitime başladığı tarihte Yök’ün tanıdığı üniversitelerden mezun olanların, (Sahte diploma alanlar hariç) Diploma teyitleri yapılmış, eğitim alınan okulun akademik takvimine göre vize ve final sınavlarında eğitim aldığı ülkede bulunduğunu e-devlet yurda giriş ve çıkış listeleri ile ispat edenlerin (Terörle iltisaklı olanlar hariç olmak üzere) tamamı, STAJ+FARK DERS ile DENKLİK BELGELERİNİN verilmesine karar verilmesini  umut ediyoruz. 30.11.2022

YURTDIŞI DİPLOMA DENKLİK PLATFORMU

                                                                             Erdoğan KILINÇ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.