Elimde kenarları hafifçe sararmış 40 yıllık bir fotoğraf, karşımda daha 20’sine gelmemiş gencecik bir kadın: Canım genç Zeynep. Kucağında dünyaya masumca bakan minik oğlu Sencer. Sana çok uzaklardan, hayatın her fırtınasını göğüslemiş bugünkü ”ben” olarak yazıyorum. Duysan inanmayacağın bir müjdem var sana: Şu an üniversitedeyim! Hem de son sınıf. İçinde hep bir ukde kalan o sıralara, yarım bıraktığın hayallerine yıllar sonra döndüm. Bugün senin o fotoğraftaki yaşında olan gençlerle yan yana otururken bazen derin bir dalgınlıkla kendime bakıyorum ”Ben sizin yaşınızdayken kucağımda bebekle hayata meydan okuyordum.” diyorum içimden. Biliyorum, o fotoğraftaki kalbin biraz ürkek, geleceğin ne getireceğini bilmeden sadece kucağındaki canı korumaya çalışıyorsun. Hayat bana her zaman gülümsemedi Zeynep. Senden saklayacak değilim; öyle sert fırtınalar koptu, öyle ihanetler, büyük kayıplar ve hayal kırıklıkları yaşadık ki…
Yönümü tamamen kaybettiğim, tükendiğimi sandığım o derin acıların içinden geçtik ama biz pes etmedik. Sencer büyürken hayat aramıza dünya tatlısı Damla’yı da kattı. İki çocuklu, yüreği ikiye katlanmış, kocaman iki kanatlı bir anne oldum. Sen sanıyordun ki sadece sen onları büyüteceksin; oysa biz üçümüz el ele verdik, güle ağlaya, düşe kalka birlikte büyüdük. Yaşadığımız tüm o yorgunlukların, ertelenmiş hayallerin acısını çıkarırcasına o üç yürek birbirine hep siper oldu. O minik Sencer şimdi kocaman bir adam, Damla ise çok güçlü bir fidan. Siz üçünüz benim bu hayattaki en büyük zaferim, en dik duruşum ve en güzel manzaramısınız.
İşte o yüzden bugün üniversite sıralarındayım. İnsan dar yolları, tozlu patikaları ve acıları arkasında bırakıp kalbinin sesini dinlediğinde o cesareti buluyor. Bu sıralar benim hayata attığım en güzel en gururlu kahkahamdır. O 20 yaşındaki gencecik kadına sımsıkı sarılıp kulağına fısıldamak istiyorum: ”Korkma Zeynep. Önündeki yolar karanlığa gömülse de kalbindeki anne şefkati, çocuklarının elleri ve içindeki o hiç sönmeyen öğrenme aşkı seni hep en doğru, en mutlu limana ulaştıracak. Bak, hem harika iki çocuk büyüttük hem de o çok istediğimiz sıralara gururla döndük. Başardık Zeynep’im.” Geçmişime, el ele büyüdüğüm çocuklarıma ve taze umutlarıma sevgiyle…