
Ceyhanlı Zeynep İnan diyor ki: Bugün 8 Mart. Takvimlerin üzerine iliştirilmiş bir günün çok ötesinde, kalbimizin derinliklerinden gelen bir fısıltıyla uyanıyoruz. Etrafımızdaki her şey geçici bir kutlama telaşındayken, biz o bitmek bilmeyen yolculuğun en zarif yerindeyiz.
Ben hayatı hep bir yolculuk olarak gördüm; bazen yokuşlu, dikenli, zor bazen çiçekli ferah ama her zaman ileriye doğru. Hiç arkama bakmadım. Yaşanan her ana, dokunduğum her kalbe ve beni ben yapan her tecrübeye sessizce, asaletle teşekkür ettim. Çünkü biliyorum ki hayat, biz dursak da akmaya devam ediyor. Bizim meselemiz o akışın içinde kaybolmak değil, o akışın ruhuna dahil olabilmek. İnsan bazen yorulur ve “Burası güzel, burada duralım artık” demek ister. Ama ben bu durağanlığa hiç inanmadım. Ben “gitme” haline, o arayışın içindeki bilgeliğe aşığım. Bu yolculuk ne zaman biter, hangi limanda son bulur bilmiyorum ama yolda olmanın o vakur duruşuna çok inanıyorum. Kadın olmak da bir bakıma bu değil mi zaten? Bitmeyen bir sabırla, zarafetimizi yitirmeden o menzile doğru süzülmek…
Bir tanecik hayatımız var. Avuçlarımızın içinden kayıp gitmesine izin veremeyeceğimiz kadar kıymetli bir hediye bu. Senede bir kez, sadece usulden olduğu için halimizi hatırımızı soranların sahte nezaketine verilecek en asil cevap, kendi yolculuğumuza olan sadakatimizdir. Biz o yolculuğa, o derin hayat kavgasının tam kalbine dahil olmak istiyoruz. Bir başkasının çizdiği sınırlarda değil, kendi ruhumuzun genişliğinde yaşamak istiyoruz.
Bu bir yolculuk ve ben de, siz de bu eşsiz hikâyenin içindeyiz. Yolun sonu nereye varırsa varsın, önemli olan o yolda yürürken kalbimizi ne kadar temiz tutabildiğimizdir. Sahteliklerin gürültüsü içinde kendi sessizliğimizle, durmaya zorlayanlara inat kendi ritmimizle yürümeye devam edelim.
Gönlü güzel, ruhu özgür tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun canlar. Yolunuz hep ışığa, hep huzura çıksın.